İçindekiler:

23 Ağustos 2022
Sayı: KB 2022/28

Barış sosyalizmle gelecek!
Suriye politikasında iflasla riyakarlık arasında
Çihatçı çetelerin "isyanı"
Din bezirganlarından sömürüye...
Gerici politikacıların "U" dönüşleri
Sarayın KKM sistemi
Sansür baskısı artıyor
Şirket karlarının gösterdiği
"Erişim engeli / yayın yasağı"
Kazanmanın yolu fiili-meşru mücadele!
Tekstil sermayesi işçilerin omuzlarında yükseliyor
"Mevcut sendikal anlayış çözüm üretemez!"
Emperyalizm, silahlanma ve savaş
Asya-Pasifik'te emperyalist provokasyon
Abbas'ın "Holokost" açıklaması
ABD silahlanma yarışını körüklüyor
Af Örgütü'nün Afganistan raporu
ABD savaşa benzin döküyor
İngiltere'de büyük grev dalgası
Kadın sorunu ve Marksizm'in güncelliği
Eğitim haktır, para ile satılamaz!
ODTÜ'lülerin "Devrim" iradesi kırılmadı
Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın

 

 

“Erişim engeli/ yayın yasağı”

 

Mafyatik rejim, alelacele Mardin Derik’te dün yaşanan kaza/katliam haberlerine de yayın yasağı getirdi.

TRT’nin tüm kanalları ile Anadolu Ajansı’nı iktidarın borazanı olarak kullanan AKP, ‘merkez medya’ diye tanımlanan TV, radyo kanalları, gazeteler, dergiler ve internet sitelerini de adım adım ele geçirdi. Bu medyanın %95’nin saray rejimi tarafından kontrol edildiği sık sık dile getirilen bir gerçek.

Sosyal medya alanının etkin şekilde kullanılmaya başlamasından sonra, AKP ‘ak troller’ diye adlandırılan maaşlı bir ‘tetikçi/linççi ordu’ oluşturdu. Gerçekleri çarpıtmaya, orta çağ artığı gerici ideolojilerini propaganda etmeye o kadar önem verdiler ki, ellerinden gelse toplumun farklı bir söz duymasını bile engellerlerdi. Elbette bu kadarına güçleri yetmedi ve her şeye rağmen gerçekleri topluma taşımaya çalışan, kokuşmuş rejime muhalif bir medya varlığını sürdürdü.

Çöküş noktasına yaklaştığı görülen mafyatik saray rejimi Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) ile muhalif basını tehdit ediyor. Sık sık ağır cezalar kesiyor. Bu kadarı da yeterli olmayınca rejiminin aparatı gibi çalışan yargı eliyle bazı haber içeriklerine ‘erişim engeli, içerikten kaldırma, yayın yasağı’ konmaya başladı. Rejim suçlarını, ihmallerini, kepazeliklerini, çirkeflerini, ahlaksızlıklarını, zorbalıklarını konu edinen haber, yorum, makale yani tüm içeriklere erişim engeli getirerek güya örtmeye çalışıyor.

‘Erişim engeli’, ‘yayın yasağı’, ‘içerikten çıkarma’ adı altında uygulanan sansür geçmişe dönük de işletilmeye başladı. Bunun son örneği, geçen hafta yargı eliyle AKP şefinin oğlu Bilal Erdoğan’la ilgili birçok haber linki için ‘içerikten çıkarma’ kararının verilmesinde görüldü.

İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Hakimliği 18 Ağustos’ta aldığı kararla 20’ye yakın içeriğe erişimi engelledi. Haberlerin, çeşitli ihaleler ve arazi işleriyle, yani rant ve talanla ilgili olması dikkat çekti. Göründüğü kadarıyla, bu haberlerin saray rejiminin yıkılmasından sonra ‘suç delili’ oluşturabileceği korkusu var adamlarda.

***

Bu arada AKP Erzurum Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu’nun eşi Ünsal Ban’dan ayrılmasına ilişkin haberlere de erişim engeli getirildi. Eski Türk Hava Kurumu Rektörü, 2015 seçimlerinde AKP’den aday adayı olan Ünsal Ban’da saray rejiminin torpillilerinden. Böyle bir olayın haberlerine ‘erişim yasağı’ getirilmesi tuhaf görünse de basına yansıyan ayrıntılar, aile üzerine vaazlar vermeye pek meraklı olan AKP’lilerin seviyesini gösteren bilgiler olduğunu gösteriyor. Birgün gazetesinde yer alan habere göre, boşanma konusunda Ünsal Ban Twitter’den şu bilgileri paylaşıyor:

“Sevgili dostlar 2019 yılında evlilik yaptığım Zehra Taşkesenlioğlu tamamen yalan ve iftiralarla dolu bir dilekçe ile benden maddi 50 milyon manevi 20 milyon para istemektedir. Kamuoyuna duyurulur… Bundan sonra bende açık olmak zorundayım... her şeyi yazma hakkım doğmuştur. Tamamen yalan ve iftiralarla dolu olan bir boşanma dilekçesi, haysiyetimi, onurumu çiğnemiştir... Şunun bilinmesini isterim ki bundan sonra açıklayacağım bilgiler, dökümanlarla uğrayacağım ölüm tehdidi, zararlardan tamamen Ali Fuat Taşkesenlioğlu ve Zehra Taşkesenlioğlu sorumludur.”

***

Mafyatik rejim, alelacele Mardin Derik’te dün yaşanan kaza/katliam haberlerine de yayın yasağı getirdi. Beşli çete diye anılan müteahhitlerden Cengiz holdingin de adının geçtiği kaza/katliamda 20 kişi hayatını kaybetmişti. HDP Sözcüsü Ebru Günay kazaya sebebiyet veren tırların Cengiz holdinge ait olduğunu ifade etmişti.

Derik Sulh Ceza Hakimliği, “Toplum sağlığı, milli güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği ve suç işlenmesinin önlenmesi” gerekçelerini sıralayarak yayın yasağı getirdi. Kuşkusuz yayın yasağının burada sıralanan gerekçelerle bir alakası yoktur. Bu olayda ilk dikkat çeken şey saray rejiminin ihmal suçu ile beşli çeteden Cengiz holdingin adının da bu suçla anılmış olmasıdır. Zira Antep’te de benzer bir kaza/katliam olmuş ancak haber yasağı getirilmemişti.

Bu ve benzer örnekler, ayakta kaldığı her gün toplum için ağır bir faturaya mal olan kokuşmuş mafyatik rejimin suçlarını örtme telaşı içinde olduğuna işaret ediyor. Ancak dendiği gibi “Güneş balçıkla sıvanmaz!” Bu rejim de suçlarını artık ne sansürle ne yasakla ne erişim engelleriyle örtülebilir.

 

 

Yaşamak çok pahalı insan hayatı ucuz

 

Aynı gün içinde yaşanan iki trafik “kazası” insan canının ne kadar ucuz olduğunu gösterdi. Antep ve Mardin’de gerçekleşen kazalarda 37 kişi yaşamını yitirirken, onlarca kişi yaralandı. İhmaller zinciri, kazaların göz göre göre yaşandığını bir kez daha ortaya koydu.

Antep’te Tarsus-Adana-Gaziantep (TAG) Otoyolu’nda bir kazaya müdahale eden sağlık emekçileri, itfaiye çalışanları ve basın emekçilerine yolcu otobüsünün çarpması sonucu 16 kişi yaşamını yitirdi. Yaşananlar, kazaya müdahale eden emekçilerin can güvenliği önlemlerinin alınmadığını gösterdi. Yol boyunca hiçbir uyarı olmaması gibi kaba bir ihmal yüzünden katliam gibi bir kaza yaşandı.

Oysa böyle bir durumda en azından bir süreliğine yolun trafiğe kapatılması gerekiyordu. Mardin’in Derik ilçesinde ise Cengiz Holding’e ait Eti Bakır Fabrikası’ndan yük taşıyan bir tırın neden olduğu kazaya müdahale etmeye gidenlere aynı yükü taşıyan başka bir tırın çarpması sonucu 21 kişi hayatını kaybetti. Görgü tanıkları tırın yasal sınırın çok üzerinde yük taşıdığını, gerekli tonaj ve bakımlarının yapılmadığını ve çevre yolu olmadığını vurguladı.

Derik’te incelemelerde bulunan TMMOB Mardin İKK olayda ihmaller zinciri olduğunu belirtti. Olayla ilgili yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Sebebi nedir? Hangi kurumun kusuru var? Kimlerdir? Bunların üzerinde duracağız. Raporumuzu hazırlayıp, kamuoyuyla paylaşacağız. Kimin parmağı varsa bu olayda hesap vermesi gerekiyor. Karanlıkta bırakılmaması gerekiyor.”

“Kazalar” ihmaller zinciriyle katliama dönüştü...

Her tarafından çürüyüp dökülen bu sistemde sadece emek-gücü değil insan hayatı da sudan ucuz. Liyakatsiz kadrolarını her taraf yerleştiren bilim düşmanı dinci-faşist rejim, sıradan teknik işleri bile yapmaktan aciz duruma düşmüştür. Zira bir her iki katliamda da akıl almaz ihmaller var. Daha önce tren “kaza”larında da onlarca kişi hayatını kaybetmişti. Yakınlarını kaybedenlerin adalet talebiyle yaptıkları eylemlere polisi saldırtan saray rejimi kazalardan sorumlu olanları ise korumuştur. Sorumlu olan yandaşlarını koruyarak, adeta yeni katliamlara davetiye çıkarmıştır.