İçindekiler:

15 Nisan 2026
Sayı: KB 2026/03

1 Mayıs'ın çağrısı
İran'a emperyalist saldırı
Hürmüz Boğazı krizi ve aranan "çözüm"
"Kolay zafer" beklentisinden büyük çıkmaza...
Kanlı ellerinizi Ortadoğu'dan çekin!
İran savaşı ve gösterdikleri
İran savaşı, emperyalist planlar ve Kürtler
Trump'ın İran politikası
"Halkların katili NATO defol!"
BDSP: İşçilerin birliği, halkların kardeşliği!
"Gözünü kan bürümüş şebeke"
Emperyalist savaş ve "istikrar"
Ulusal sorun ve hareketlerin "yeni dünya düzeni"ndeki yeni tablosu
Komisyon Raporu ve "yeni süreç" gerçeği
Ortadoğu'da savaş, dünyada kriz!
Barbarlığın adı: Barış Kurulu
1 Mayıs'a doğru
Savaşa karşı olmak, kapitalizme karşı olmaktır!
"Güçlü bir 1 Mayıs'ı örgütlemek gerekiyor"
İstanbul 1 Mayıs'ı için ileri
NATO defol!
NATO Zirvesi yaklaşırken, gençlik ve emperyalizm
Dardanel direnişi deneyimi üzerine...
Kadın emeği sömürüsüne açılan pencere: Dardanel
Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın

 

1 Mayıs’ın çağrısı:

Emperyalist savaşa, kapitalist sömürüye, faşist baskı ve zorbalığa karşı mücadeleye!

 

İşçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’a sayılı günler kaldı. İşçi ve emekçiler 2026 1 Mayıs’ını başta emperyalist savaş, ekonomik-mali krizin ağırlaşan faturası, artan faşist baskı ve zorbalık olmak üzere, üst üste binmiş kritik önemde gündemlerle karşılamaya hazırlanıyor. Emperyalist saldırganlığın vardığı boyut ve ortaya çıkardığı yıkım ise, 2026 1 Mayıs’ını anti-emperyalist mücadelenin önemli bir halkası haline getirmiş bulunuyor. 

1 Mayıs emperyalist saldırganlığa karşı güçlü bir yanıt olmalıdır

Zayıflayan hegemonyasını yeni bir düzeyde tesis etmeye yönelen ve bu amaçla saldırganlığın dozunu arttıran ABD emperyalizmi, son dönemde işi haydutluk boyutuna vardırmış durumda. Venezuela örneğinde olduğu gibi devlet başkanlarını kaçırıyor, hedef aldığı güçlere dönük doğrudan ya da tetikçileri aracılığıyla suikastlar-saldırılar düzenliyor, sağa sola tehditler savuruyor, dünyanın farklı coğrafyalarında yıkıcı savaş aygıtını sahaya sürüyor... 

İran’ı hedef alan emperyalist-siyonist saldırganlık, bunun en güncel örneklerinden biridir. Yıllardır kimi zaman tonu artan tehditler savurarak, yaptırımlarla yıkıma sürükleyerek, siyonist İsrail aracılığıyla taciz ve saldırılarda bulunarak İran’ı dize getirmeyi esas alan ABD emperyalizmi, gelinen aşamada doğrudan savaşı başlatmış bulunuyor. Savaş aygıtını Körfez ve civarına yığan ABD, İsrail ile birlikte haftalardır İran’ı ve Lübnan’ı bombalıyor, bölge halklarına büyük bir yıkım yaşatıyor.

Bir ayı aşkın süredir devam eden savaştan umduğu sonuçları elde edemeyen ABD-İsrail ikilisi, İran’dan “mola” isteyerek bugün için “ateşkes” masasına oturmuş olsa da, İran ve Ortadoğu’yu hedef alan politikalarında esasa ilişkin bir değişiklik söz konusu değildir. Kundakladıkları savaş İran düğümünü çözemediği gibi sürecin ABD ve İsrail payına daha da karmaşık bir hal almasına yol açmakta, bu da “ateşkesi” kırılgan hale geirmektedir.

Öte yandan, emperyalistler arası kızışan hegemonya mücadelesi dünyanın farklı coğrafyalarında ABD’yi döne döne kendisini hasımlarına dayatmasına yol açmakta, bu da yeni saldırı ve savaşların kapılarını sonuna kadar aralamaktadır.

Kısacası, Ortadoğu’da siyonist İsrail’le birlikte saldırganlığın dozunu arttıran, Ukrayna üzerinden Rusya’ya yönelik yıpratma savaşı yürüten, Latin Amerika’da haydutluğa soyunan, Çin’i ticari ve askeri açıdan çevrelemeye dönük hamleler yapan ABD emperyalizmi, dünyayı yeni ve kapsamlı bir savaş dönemine sürüklemektedir. 

Bu gelişmeler dünyada ve Türkiye’de emperyalist savaş ve saldırganlığa karşı mücadeleyi büyütmenin ne denli yakıcı olduğunu ortaya koymaktadır. Hegemonya mücadelelerinin yoğunlaştığı bölgelerin orta yerinde duran Türkiye, Temmuz ayında Ankara’da toplanacak olan NATO Zirvesi’ne de ev sahipliği yapacaktır. Türk sermaye devletinin emperyalistlere hizmette sınır tanımadığı ve bu zirvede emperyalist saldırı politikalarının ele alınacağı düşünüldüğünde, bu topraklarda işçi sınıfını ve emekçileri anti-emperyalist mücadeleye kazanmanın, 2026 1 Mayıs’ını ise emperyalist savaşa ve NATO’ya karşı kitlesel ve görkemli bir mücadele gününe çevirmenin önemi daha da artmaktadır. 

Emperyalist savaşa, kapitalist sömürüye, faşist baskı ve zorbalığa karşı 1 Mayıs’a!

2026 1 Mayıs’ının diğer temel gündemleri ise krizin faturasının yarattığı çok yönlü yıkım ve iktidarın her geçen gün yeni boyutlar kazanan baskı politikaları olacaktır. Bu bağlamda, sonu gelmeyen sosyal-iktisadi-sosyal saldırılar ile siyasal hak ve özgürlüklerin ayaklar altına alınmasına karşı işçi ve emekçileri temel talep ve özlemleri etrafında birleştirmek, 1 Mayıs alanlarında güçlü bir şekilde yerlerini almalarını sağlamak günün bir diğer önemli sorumluluğudur.

Gerek iktisadi-sosyal yıkım saldırıları ve yoğunlaşan baskı politikaları, gerekse tırmandırılan emperyalist savaş ve saldırganlık, tümü de emperyalist-kapitalist sistemin yapısal krizlerinin dolaysız sonuçlarıdır. Dolayısıyla 1 Mayıs’ı, toplumsal yaşamda derin etkiler yaratan iktisadi, sosyal ve siyasal sorunlar karşısında işçi ve emekçilerin taleplerini yükselttiği, bununla birlikte baskı, sömürü ve savaşlara kaynaklık eden kapitalist sistemi hedefine koyan bir mücadele günü olarak örgütlemek büyük bir önem taşımaktadır.

İşçiler, emekçiler, devrimci-ilerici güçler ile diğer toplumsal mücadele güçleri yaklaşan 1 Mayıs’ı bu bakışla ele almalı, 2026 1 Mayıs’ını emperyalist savaşa, kapitalist sömürüye, faşist baskı ve zorbalığa karşı görkemli bir mücadele gününe çevirmek için adımlarını hızlandırmalıdır. Gün, sermayenin çok yönlü saldırıları karşısında işçilerin birliğini ve mücadelesini güçlendirmek, emperyalist saldırganlığın hedefinde olan mazlum halklarla dayanışmayı yükseltmek ve 1 Mayıs’ı bu hedefler doğrultusunda birleşik, kitlesel zeminlerde örgütlemek için seferber olma günüdür.