İçindekiler:

15 Kasım 2025
Sayı: KB 2025/14

Krizin faturası kapitalistlere!
İşsizlik sopasına karşı birlik, kararlı mücadele!
TPI'da durum açık, saflar net!
TPI kapitalistinin oburlukları ve "iflas"
Hak arama mücadelesine saldırılar artıyor!
Ölüm ve sömürü düzeninde bir hafta
Ege İşçi Birliği Meclisi toplandı
2026 yılı bütçe görüşmeleri.
Meşruiyet Trump'tan, "zorbalık" rejimden
Gazeteci cinayetleri politiktir!
CHP'nin NATO Raporu
Rantı tekelleştirme planı
DGB Türkiye Meclisi sonuç bildirgesi
Çocuk işçilik yasaklansın!
Birleşik mücadele, örgütlü direniş!
İEKK'den etkinlik çağrıları
Birinci yılında "yeni süreç"
Demokrasi mücadelesi ve toplumsal devrim-3
Kürt hareketinden yeni geri adım
Emperyalizm yenilecek, direnen halklar kazanacak!
Almanya'da yıl dönümü etkinliği
Kapitalizmin kalbinde büyüyen halk hareketleri
New York seçimleri: Mamdani ve Amerikan solu
Suriye'de yeni dönem
Trump ve Şi'den ticaret gerilimine "mola"
Sudan'daki savaşın gerçek yüzü
Karayipler'e emperyalist saldırı hazırlığı
Küresel tedarik zincirlerinde yeni bir eksen
Emperyalist güçlerin yeni savaş araçları
Orta Asya'nın "yeniden" keşfi
Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın

 

 

Almanya’da kitlesel ve coşkulu yıl dönümü etkinliği

 

Ekim Devrimi’nin 108., TKİP’nin kuruluşunun 27. yılı geniş katılımlı bir etkinlikle kutlandı…

Yurtdışında geleneksel yıldönümü gecesi bu yıl Essen’de düzenlendi. Geçmiş senelerde olduğu gibi politik bir atmosferde geçen gecede, belirgin bir gençlik katılımı ve coşku hakimdi. Sahne dışında pankart vb.nin asılmasının mümkün olmadığı salonda, akışa uygun olarak sahneye farklı şiarlarda görseller yansıtıldı. Sunum, konuşma ve parti örgütlerinin mesajlarının Almanca çevirisi de perdeden verildi. Bu seneki merkezi gece de katılımıyla, sunumuyla, program akışındaki dinamizmiyle, politik ve coşkulu atmosferiyle, katılanların genelde memnuniyetlerini dile getirdikleri bir başarıyla gerçekleşti.

Etkinlik, salonun dolmasının ardından kısa bir selamlama konuşmasıyla başlatıldı. Programa geçilmeden önce dünyada ve Türkiye’de devrim ve sosyalizm kavgasında ölümsüzleşen tüm devrimciler anısına bir dakikalık saygı duruşu yapıldı.

Gecenin programında ilkin Resistance Gençlik Korusu sahneye çıktı. Gençlik korosunun farklı dillerdeki devrimci türkü ve marşlardan oluşan dinletisi kitle tarafından beğeni ve sloganlarla karşılandı. İkinci olarak, Ermeni gençlerin oluşturduğu halk dansları grubu sahne aldı. “Yaşasın halkların kardeşliği!” sloganıyla selamlanan Ermeni Halk Dansları grubunun, geleneksel kıyafetlerle sunduğu gösteri ilgi ve alkışlarda izlendi.

Program parti adına konuşma ile devam etti. Kitlenin selamlanmasıyla başlayan konuşma, emperyalist-kapitalizmin, tarih boyunca insanlığın gelişmesinin önünde gericileşip engele dönüşen tüm düzenler gibi kaybetmeye mahkum olduğu düşüncesinin açıklanmasıyla devam etti. 20. Yüzyılın temel olayları üzerinden, işçi ve emekçiler ile ezilen halkların devrimler ve kurtuluş mücadeleleriyle emperyalizme karşı kazandığı zaferler özetlendi. Emperyalizmin Ortadoğu’daki bekçisi ve vurucu gücü olarak siyonist devletle ilgili değerlendirmeler yapılarak, partinin Filistin sorunundaki yaklaşımları aktarıldı. Bölgede emperyalist politika ve planların önündeki diğer bir engel olan Kürt ulusal sorunu da ele alınarak, “yeni süreç” ve Kürt ulusal sorununun gerçek çözümüne dair görüşler özetlendi.

Konuşmanın son bölümünde son kitle hareketleri ve isyanlar dalgasına değinildi ve tarihin çarkının yeni bir devrimler dönemine doğru hareket ettiği belirtildi. Ardından şunlar dile getirildi:

“Direnen halkların ve kitle hareketlerinin günümüzdeki en büyük handikabı hem devrimci örgüt ve önderlikten hem de sınıf mücadelesi ekseninden yoksunluktur. Türkiye’de olduğu üzere, seçimlere ve parlamenterizme endeksli mücadele anlayışı ve kimlik siyaseti cenderesinden çıkılmadıkça, kazanmanın yolu açılmayacaktır. Kazanmak için, devrimci önderlik ihtiyacının karşılanması ve sınıfsal mücadele ekseninin kurulması görevlerine tüm güç ve olanaklarla yüklenmek gerekmektedir.”

Salonda büyük bir dikkatle dinlenen ve parti sloganlarıyla selamlanan konuşmadan sonra etkinliğe yarım saat ara verildi.

Programın ikinci bölümü, sistemin son yıllardaki bunalımını, emekçiler ve insanlık için yarattığı sorunları, bunlara karşı yükselen sınıf ve kitle mücadelelerini özetleyen sinevizyon gösterimiyle başladı. İlgiyle izlenen sinevizyonun ardından PiA adına, geceye mesaj çerçevesinde özlü ve anlamlı bir selamlama konuşması yapıldı. Devamında Revolutionärer Jugendbund’un (Devrimci Gençlik Birliği) şiir dinletisi başladı. Fonda müzik ve görseller eşliğinde Türkçe, Almanca, Rusça, Farsça dillerinde sunulan şiir dinletisi salonda sık sık coşkulu alkışlar aldı. Gecede son olarak Grup ŞARE MA sahneye çıktı. Grubun kitle tarafından oldukça beğenilen müzik dinletisi, halaylar eşliğinde sona erdi.

Türkiye’den parti örgütleri (TKİP İstanbul İK, İzmir İK, Ankara Parti Örgütü, Komünist Yayın Kolektifi, Genç Komünistler) ile yurtdışından MLPD, TKP/ML-Almanya Komitesi, NRW Bolşevik İnisiyatif taraftarları, TMP-ML Almanya Komitesi, Arap Kızıl Yardım’ın mesaj gönderdikleri gecede, yiyecek-içecek standları dışında, BİR-KAR, PiA ve RJ’nin yanı sıra birçok grubun da kitap-dergi standları açıldı.

Kızıl Bayrak / Almanya

 

 

İşçilerin katili ücretli kölelik düzeni!

 

Kapitalist tekellerin doymak bilmeyen kar hırsları uğruna her gün onlarca emekçi iş cinayetlerine kurban ediliyor. Dünyanın dört bir yanında yüz milyonlarca emekçi her türlü iş güvenliğinden mahrum, ilkel koşullarda, açlık sınırı altında kalan ücretlerle çalıştırılıyor. İşçiler, evine bir parça ekmek götürebilmek için ölümü göze alarak çalışmak zorunda bırakılıyor. Soma, Kozlu, Hendek ve onlarca işletmede gerçekleşen işçi katliamlarına her gün yenileri ekleniyor. Son olarak Kocaeli Dilovası’nda Ravive Kozmetik parfüm dolum işletmesinde çıkan yangında ikisi çocuk altı işçi katledildi. 

Dilovası’nda yaşanan bu katliam hem kapitalist barbarlığın vardığı boyutu hem emekçileri saran sefaletin derinliğini çarpıcı bir biçimde gösterdi. İşçiler, çoğunlukla güvencesiz koşullarda çalışan kadınlar, gençler ve çocuklardan oluşuyordu. Çalışmak zorunda kalan çocuklar, emeklilik yaşını geçmiş olmasına rağmen çalışmayı sürdüren kadınlar ve güvencesiz koşullarda yoğun emek harcayan işçiler aynı çatı altında ölüme mahkum edildiler.

Katliam sonrasında fabrikayı ziyaret eden emek ve meslek örgütleri işletmenin “çok tehlikeli” sınıfta yer almasına rağmen çocuk işçilerin çalıştırıldığını, temel yangın önlemlerinin alınmadığını, işçilerin uyarı ve tahliye imkanlarının bulunmadığını, çalışanlara yeterli eğitim ve ekipman sağlanmadığını açıkladı. İşyeri hakkında daha önce şikâyet yapılmış olmasına rağmen, hiçbir kontrol yapmayan iktidar da bu toplu cinayetten sorumludur. 

İSİG verilerine göre, Türkiye’de sadece bu yılın ilk 10 ayında 1700’ün üzerinde işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Uzmanlara göre bu ölümlerin büyük çoğunluğu, düzenli ve bağımsız denetim, etkin kamu sorumluluğu, gerçek anlamda iş güvenliği yatırımı ve çocuk/yaşlı emeğini koruyan sosyal politikalar ile önlenebilir nitelikte olduğunu ortaya koymaktadır. Ancak AKP-MHP rejiminin “sistematik yoksullaştırma” politikaları, bu tür önlemleri “gereksiz israf” sayıyor. 

Her gün emekçileri katleden ve katletmeye devam edecek olan bu sistem, bütün kötülüklerin kaynağı olan kapitalizmdir. Kapitalist üretim sisteminde, insan yaşamının bir değeri yoktur. Çünkü bu sistemde insan sadece emeği-gücü belli bir ücret karşılığında satın alınabilen bir metadır. Bu nedenle özel mülkiyete dayalı kapitalist sistem bütün kurumlarıyla birlikte ortadan kaldırılmadan ne işçi katliamları son bulacak ne de insanın insanca yaşayabileceği bir dünya mümkün olacaktır.

Bilimsel olarak ömrünü çoktan tüketmiş olan bu çürümüş sistemi ortadan kaldırmak biz işçilerin örgütlü birleşik mücadelesi ile mümkün. Yeter ki tarihin omuzlarımıza yüklediği sorumluluğu yerine getirelim ve tümüyle insana yabancılaşmış bu asalak sistemi hak ettiği yere, yani tarihin çöplüğüne atalım. 

Dilovası işçilerinin acılarını sınıf kardeşliği duyguları ile paylaşıyor, katillerden hesap sormak için birlikte mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz.

Yaşasın proletarya enternasyonalizmi!

Kahrolsun ücretli kölelik düzeni!

BİR-KAR İşçi Komisyonu